“YARIM KALMIŞ BİR ŞARKI” – Ali Okutan

Bahsedeceğim kitap 1970’lerde İrlandalı bir grup devrimcinin yaşanmış gerçek bir hikayesini anlatmakta. Özellikle içlerinden İrlanda’nın fakir varoşlarından inançsal ve ulusal bütün yönüyle ezilmiş Bobby Sands’in mücadele azmini, inancını ve zafere olan tutkulu direnişini insanın kendi zihninde canlandırmasını sağlıyor. Yazar Denis O’Hearn’ın kitabın önsözünde bahsettiği gibi Nazım Hikmet’in “Yarım kalmış şarkılar” imgesiyle Bobby Sands’in o güçlü yaşamını örtüştürüyor. Ve inanılmaz bir biçimde Bobby’nin bu topraklardan uzak bir yerde yaşamış ta olsa bize yabancı olmadığını kanıtlıyor. Sadece hapishanedeki direnişiyle değil; müziğe-şiire yaklaşımı, ailesiyle ilişkisi, duyarlı insan kişiliğiyle, olaylara yaklaşımıyla ve tekdüzeliğe karşı pratik duruşuyla müthiş bir devrimci profil çiziyor. Bugün içinde bulunduğumuz “çıkmazlar” nedeniyle kafamızda dolandırdığımız “ne yapmalı, nasıl yapmalı, nasıl yaşamalı” gibi sorulara cevap bulmaya yardımcı olacak bazı fikirler vermekle kalmıyor. Hayata sımsıkı sarılmamızı sağlıyor…

Dört yıllık ağır tecrit ve işkence koşullarında İngiliz devleti tarafından, siyasi tutsaklara reva görülmüş bu zulmün devrimci pratikle nasıl yenildiğini Bobby bize anlatıyor. İrlanda’nın özgürlük gücü olan IRA’nın yükselişini H blokları adı verilen işkence hanelerden sokaklara taşıyan Bobby’i herkesin tanıması gerektiğine inanıyorum. Kalem kağıt dahi verilmeyen tutsakların tuvalet kağıtlarına kendi çabalarıyla yazdıkları şarkıları- şiirleri, tek tip kıyafetleri giymemek adına 4 yıl boyunca kör hücrelerde çırıl çıplak kaldıklarını, verilen 2 battaniye ile adlarının “battaniye adamlar” olarak çıktığı, bu özgür insanları tanımamız gerekiyor. Sadece fiziksel değil, psikolojik şiddete müthiş bir iradeyle dışkılarını duvarlara sürerek, pis kokuların arasında güle oynaya herkesi morallendirmeyi başarabilen bir öyküdür bu. 

Ülkemizde her an insanların temelsiz, dayanaksız keyfi gözaltı ve tutuklamalara maruz kalabileceği bir dönem yaşıyoruz. Çok basit bir biçimde gözaltına alınıyorsunuz, önce “iyi-kötü” polislerle karşılaşıyorsunuz. Sonra “iyi-kötü” hâkim ve savcılarla. Daha sonrasında malumunuz, biraz şansınız varsa sağ salim tutuklama. Ülkemiz bu sistemleri nerden esinlenerek insanlarımıza uyguladığını ve bu faşizan uygulamalara karşı koyuşu Bobby bize yıllar sonra yazdığı şiirle anlatıyor;

“Kimisi en sevimli haliyle gelir

  Niyeti sana zarar vermek değil

  Tatlı dil dökerler, kandırmak isterler

  Tatlılıkla öldürürler seni

  Sigara verirler

  Şakalar patlatırlar

  Ve tüm korkularını yatıştırdıktan sonra

  Yalvarırlar, imza atman için o korkunç satıra

  O satırdır ki otuz yıl yedirir adama

 ….

   Kalplerinde zalim Kabil’in damgası

   Bunlar kıyametin adamları 

   Tükenmek bilmez işkenceciler

   Seni o adada bitirmek için 

   Seni mahvedebilmek için

   Şeytanın icatlarını kullanırlar 

   Zafer demektir geç olan

   O zavallı konuşmaya başladığı zaman”  

Kitapta türlü türlü hikâyeler mevcut, amacım burada kitabı özetlemek değil. Daha önce okumuş olanlara da küçük bir ricam kitabı kimseye özetlemesinler, okumaları için teşvik etsinler. Meraklandıracak hikâyelerine kısa kısa değinsinler. Çünkü Bobby’nin ve arkadaşlarının yaşama olan saygısı, devrimciliğe olan bağlılığı ve zafere olan inancı bunu gerektiriyor. Ülkemizde onlarca Bobby Sands var; ser verip sır vermeyen vücudu parçalanmış bir şekilde ailesine teslim edilen İbrahim Kaypakkaya, yine Amed (Diyarbakır) 5 No’lu zindanında ölüm orucundayken önce gözlerini kaybeden ve direnişteki arkadaşlarının moralleri bozulmasın diye bunu saklayan Kemal Pir bunlardan bazıları… Hepsinin ayrı ayrı hikâyeleri var ve biz bunların çok azını biliyoruz. Onlar ki tarihin cefasını çekmiş büyük fedakârlardır, öylesine ki yaşamı uğruna ölecek kadar çok sevmişler…

Yazar Denis O’Hearn’ın “Yarım Kalmış Bir Şarkı” eseri okumaya değer velhasıl. Şu an F tipinde kaldığım için bende apayrı bir his uyandırdı belki, ama sizler de ülkenin içinde bulunduğu koşulları değerlendirdiğiniz de yarı-açık bir hapishanede olduğumuzu her fırsatta dillendiriyorsunuz. Bu nedenle özgürlüğü elinden alınmış bireyler olarak; özgürlüğümüzü tekrar kazanmanın ipuçlarını veren, yani “yarım kalmış bir şarkıyı” tamamlamak adına bu kitabı okuyarak bir yerlerden başlayabilirsiniz. Kitabı okurken etkilendiğim bir kısımla ilgili Bobby Sands’in konuyu özetleyen o müthiş şiirlerinden bir tanesini kısacık paylaşayım ve bitireyim artık…

     “Her şey bir gün geçer

       Umut ölmesin yeter ki 

       Ne bir engel, ne uğursuz bir kudret 

       Özgür insan hepsini aşar.

       Hangi kuvvettir o, hangi yalancı güç?

       Dağıtamazlar bileni 

       Hür iradeyi yok edemeyeceklerini

       Tam da burasıdır işte, o yer özgürlüğün yeşerdiği.”

       Kürkçüler F Tipi Hapishanesi